- Klasik koşullanma örneklerinde koşulsuz ve koşullu uyaranları ve tepkileri bulmak
- Olumlu ve olumsuz pekiştirmeyi ve cezayı ayırt etmek
- Pekiştirme tarifelerini karşılaştırmak
- Gözlem yoluyla öğrenmeyi (Bandura) açıklamak
Telefonun titrer ve düşünmeden ona uzanırsın. Bir şarkı sana Hazar kıyısındaki yaz tatilini hatırlatır. Köpek buzdolabı kapısının sesini duyunca mutfağa koşar. Bu tepkilerin hiçbiri doğuştan değildir; hepsi öğrenilmiştir. Psikolojide öğrenme, deneyim sonucunda davranışta ya da bilgide oluşan görece kalıcı bir değişikliktir.
Klasik koşullanma: Pavlov
Rus fizyolog İvan Pavlov, 1904'te sindirim üzerine araştırmalarıyla Nobel Ödülü aldı. Köpeklerde tükürük salgısını incelerken, köpeklerin yemek gelmeden önce —laborantı görünce ya da ayak seslerini duyunca— salya salgılamaya başladığını fark etti. Pavlov nötr bir sesi defalarca yemekle birlikte verdi ve bir süre sonra yalnızca ses de salya salgılatmaya başladı. Böylece koşullu refleks oluştu.
- NUnötr uyaran — başta hiçbir tepki doğurmaz (bir ses)
- KsUkoşulsuz uyaran — doğal bir tepki doğurur (yemek)
- KsTkoşulsuz tepki — doğuştan tepki (yemeğe salya)
- KUkoşullu uyaran — sinyale dönüşmüş eski nötr uyaran
- KTkoşullu tepki — öğrenilmiş tepki (sese salya)
Solda: öğrenme sırasında eşleştirme. Sağda: öğrenmeden sonraki sonuç.
Koşullu uyaran uzun süre yemeksiz verilirse tepki zayıflar; buna sönme denir. Bir aradan sonra tepki kısa süreliğine geri dönebilir (kendiliğinden geri gelme). Benzer sesler de tepkiyi doğuruyorsa bu genellemedir; yalnızca belirli bir sese tepki vermek ise ayırt etmedir. Klasik koşullanma fobileri, reklamcılığı (ürünü hoş müzik ve ünlü yüzlerle eşleştirmek) ve besin zehirlenmesinden sonra o yiyeceğe duyulan tiksintiyi açıklar.
Edimsel koşullanma: Thorndike ve Skinner
1898'de Edward Thorndike kedileri “bulmaca kutularına” koydu: kedi bir kolu rastgele iterek kaçtığında, bir sonraki sefer bunu daha hızlı yapıyordu. Thorndike etki yasasını ortaya koydu: hoş bir sonucun izlediği davranışın tekrarlanma olasılığı artar. B. F. Skinner bu fikri edimsel koşullanmaya dönüştürdü: davranış, sonuçlarıyla biçimlenir. “Skinner kutusunda” bir sıçan yem almak için kola basıyor ve kısa sürede kola giderek daha sık basıyordu.
| Bir şey eklenir (+) | Bir şey kaldırılır (−) | |
|---|---|---|
| Davranış artar → pekiştirme | Olumlu pekiştirme: ödev için övgü | Olumsuz pekiştirme: emniyet kemerini takınca rahatsız edici uyarı sesi susar |
| Davranış azalır → ceza | Olumlu ceza: geç kaldığı için ek ev işi | Olumsuz ceza: telefonun bir günlüğüne alınması |
Bir davranışın ne kadar kalıcı olacağı pekiştirme tarifesine bağlıdır. Her seferinde ödül (sürekli pekiştirme) hızlı öğrenme sağlar, ama ödül kesilince davranış çabuk söner. Sabit oranlı: her 10 alışverişte bir bedava kahve. Değişken oranlı: kumar makineleri; ödül önceden bilinmeyen sayıda denemeden sonra gelir ve davranış en kalıcı hâlini alır. Sabit aralıklı: aylık maaş ya da planlanmış bir sınavdan hemen önce çalışmak. Değişken aralıklı: yeni mesajın ne zaman geleceğini bilmediğimiz için telefonu kontrol etmek. Karmaşık davranışlar biçimlendirme ile, yani hedefe giderek yaklaşan adımları pekiştirerek öğretilir.
İzleyerek öğrenme: Bandura
Her şeyi kendimiz ödül ya da ceza alarak öğrenmeyiz. 1961'de Albert Bandura, bir yetişkinin şişme “Bobo” bebeğe vurduğunu izleyen çocukların bu saldırgan davranışları sonra daha çok taklit ettiğini gösterdi. Gözlem yoluyla öğrenme dört koşul gerektirir: dikkat, akılda tutma, davranışı yeniden yapabilme ve güdülenme. Çocuklar anne babalarından, gençler arkadaşlarından ve videolardan böyle öğrenir; aynı mekanizma bir eğitim videosundan yeni bir beceri kazanmana da yardım eder.
- 1898Thorndike: bulmaca kutuları ve etki yasası
- 1904Pavlov Nobel Ödülü alır
Ödül sindirim fizyolojisi üzerine çalışmaları için verildi.
- 1913Watson davranışçılığı ilan eder
- 1920“Küçük Albert” deneyi
İnsanda korkunun koşullanabileceği gösterildi.
- 1938Skinner, Organizmaların Davranışı
- 1961Bandura'nın Bobo bebek deneyi
Her durumda öğrenmenin türünü belirle.
a) Murad'ın kız kardeşi dişçide ağlıyordu; şimdi kliniğin kokusunu alır almaz ağlamaya başlıyor.
b) Elvin ödevini bitirince 10 dakika ek oyun süresi kazanıyor; artık ödevlerini daha hızlı yapıyor.
c) Aysel odasını topladığında anne babası söylenmeyi bırakıyor; o da odasını daha sık topluyor.
d) Leyla kabalık ettikten sonra telefonu bir günlüğüne alınıyor; artık daha az kabalık ediyor.
Çözümü gösterÇözümü gizle
b) Olumlu pekiştirme: hoş bir şey eklenir, davranış artar.
c) Olumsuz pekiştirme: rahatsız edici bir şey (söylenme) kalkar, davranış artar.
d) Olumsuz ceza: hoş bir şey (telefon) alınır, davranış azalır.
- 1.Pavlov'un deneylerinde yemek uyarandı.
- 2.Ses defalarca yemeksiz verilince tepki zayıflar; buna denir.
- 3.Bir davranışı artırmak için rahatsız edici bir şeyi kaldırmak pekiştirmedir.
- 4.Hedefe giderek yaklaşan adımları ödüllendirmeye denir.
- 5.Kumar makineleri oyuncuları değişken tarifeyle ödüllendirir.
- 6.Bandura, çocukların saldırganlığı yetişkinleri öğrendiğini gösterdi.
Önemli noktalar
- Öğrenme, deneyimden kaynaklanan görece kalıcı bir davranış değişikliğidir.
- Klasik koşullanma: koşulsuz uyaranla eşleştirilen nötr uyaran, koşullu tepki doğurmaya başlar (Pavlov).
- Edimsel koşullanma: davranış sonuçlarıyla biçimlenir (Thorndike, Skinner).
- Pekiştirme davranışı artırır, ceza azaltır; olumlu eklemek, olumsuz kaldırmak demektir.
- Değişken oranlı tarife en kalıcı davranışı oluşturur; gözlem yoluyla öğrenme doğrudan ödül gerektirmez.
Kendini test et
10 soru. Her doğru cevap XP kazandırır.