- Tomurcuğun yapısını, çeşitlerini ve gövdedeki dizilişini tanımlamak
- Gövde enine kesitindeki katları tanımak, enine büyümeyi açıklamak ve yaşı yıllık halkalardan hesaplamak
- Yaprağı basit ya da bileşik, damarlanma ve diziliş tipine göre belirlemek; iç yapısını ve stomaları açıklamak
- Yaprak solunumunu, terlemeyi ve yaprak dökümünün önemini açıklamak
Kışın çıplak dallara bakınca ağaç “uyuyor” gibi görünür. Oysa her dalın ucunda ve yanlarında küçük, pullu şişkinlikler, yani tomurcuklar vardır; içlerinde gelecek yılın gövdesi, yaprakları, hatta çiçekleri hazırdır. İlkbaharda tomurcuklar açılır ve yeni bir sürgün büyür. Bu derste sürgünün kısımlarını (tomurcuk, gövde ve yaprak) sırayla öğrenecek, yıllık halkaları saymayı ve yaprağın nasıl “nefes aldığını” kavrayacağız.
Sürgün ve tomurcuk
Gövde, yapraklar ve tomurcuklardan oluşan vejetatif organ. Gövdenin yaprak çıkan yerine boğum, iki boğum arasındaki kısma boğum arası, yaprakla gövde arasındaki üst açıya ise yaprak koltuğu denir.
Tomurcuk embriyonik bir sürgündür: gelecekteki sürgünün bütün kısımları içinde küçük hâlde hazırdır. Tomurcuğu dıştan sert tomurcuk pulları örter; bunlar başkalaşmış yapraklardır ve tomurcuğu kurumaya ve dona karşı korur. Pulların altında embriyonik gövde, bunun ucunda bölünür dokudan oluşan büyüme konisi, yanlarında embriyonik yapraklar ve bunların koltuklarında küçük embriyonik tomurcuklar bulunur. Generatif (çiçek) tomurcuğunda ayrıca embriyonik bir çiçek ya da çiçek durumu vardır.
| Özellik | Tomurcuk | Özelliği ve örnek |
|---|---|---|
| Yerine göre | Uç tomurcuk | Sürgünün ucundadır; sürgünü boyca büyütür |
| Koltuk (yan) tomurcuğu | Yaprak koltuğundadır; ondan yan sürgün, yani dal gelişir | |
| Ek (adventif) tomurcuk | Kökte, boğum arasında, yaprakta düzensiz oluşur: ahududu ve vişnenin kök sürgünleri | |
| İçeriğine göre | Yaprak (vejetatif) tomurcuğu | Yapraklı sürgün verir; genellikle küçük ve uzunca |
| Çiçek (generatif) tomurcuğu | Çiçek ya da çiçek durumu verir; genellikle iri ve yuvarlak | |
| Durumuna göre | Uyuyan tomurcuk | Yıllarca açılmaz; sürgün ya da gövde zarar görünce “uyanır”: kesilen ağacın kütüğünden sürgünler çıkar |
Koltuk tomurcukları yaprak koltuklarında bulunduğu için tomurcukların gövdedeki dizilişi yaprakların dizilişini tekrarlar. Almaşık dizilişte her boğumda bir yaprak bulunur (elma, huş, kavak), karşılıklı dizilişte her boğumda iki yaprak karşı karşıya durur (leylak, akçaağaç, nane), halkasal (çevrel) dizilişte ise bir boğumdan üç ya da daha çok yaprak çıkar (Elodea, zakkum). Yapraklar birbirini gölgelemeyecek biçimde yerleşir; buna yaprak mozaiği denir.
İlkbaharda tomurcuk pulları açılır, boğum araları uzar ve embriyonik sürgün büyümeye başlar. Sürgün esas olarak ucundaki büyüme konisi sayesinde uzar (uçtan büyüme); tahıllarda ise boğum aralarının dibinde de bölünür doku vardır ve her boğum arası kendi boğumunun yanından uzar (ara büyüme). Uç tomurcuk yan tomurcukların büyümesini baskılar. Sürgünün ucu alınınca (uç alma) yan tomurcuklar uyanır ve bitki dallanır; saksı bitkileri böyle daha gür olur. Azerbaycan’da yazın pamukta tepe alma yapılır ki besinler boy uzamasına değil, kozaların olgunlaşmasına gitsin.
1) Bir leylak sürgününde (karşılıklı diziliş) 7 boğum var ve her yaprağın koltuğunda bir tomurcuk bulunuyor. Sürgünde kaç koltuk tomurcuğu ve toplam kaç tomurcuk vardır?
2) Bir Elodea sürgününün her boğumunda 3 yaprak var. 12 boğumda kaç yaprak olur?
3) Bir elma sürgününde (almaşık diziliş, her koltukta bir tomurcuk) 16 koltuk tomurcuğu sayıldı. Sürgünde kaç boğum vardır?
Çözümü gösterÇözümü gizle
2) 12 × 3 = 36 yaprak (ve 36 koltuk tomurcuğu).
3) Almaşık dizilişte her boğumda 1 yaprak ve 1 koltuk tomurcuğu vardır → 16 boğum.
Gövdenin iç yapısı ve enine büyüme
Gövde sürgünün eksenidir: yaprakları ışığa doğru kaldırır, kökten yapraklara su ve mineral, yapraklardan bütün organlara organik madde taşır, bazen de besin depolar. Odunsu bir çift çeneklinin (örneğin ıhlamurun) gövdesinin enine kesitinde dıştan içe beş kat görülür.
| Kat | Dokular | Görevi |
|---|---|---|
| Mantar (dış kabuk) | Havayla dolu ölü hücreler; lentiseller: gaz alışverişi için gevşek bölgeler | Gövdeyi kurumaya, dona, yaralanmaya karşı korur |
| Soymuk (iç kabuk) | Kalburlu borular, arkadaş hücreler, soymuk lifleri | Organik maddeleri taşır; lifler sağlamlık verir |
| Kambiyum | İnce bir bölünür doku katı | Enine büyüme: içe odun, dışa soymuk hücreleri üretir |
| Odun | Borular, odun lifleri, temel doku | Su ve mineralleri yukarı taşır; gövdenin asıl desteğidir |
| Öz | Temel dokunun iri, ince duvarlı hücreleri; öz ışınları | Besin depolar; ışınlar maddeleri enine yönde taşır |
Kambiyum hücreleri bölünerek içe odun, dışa soymuk hücreleri üretir; odun hücreleri daha çok oluşur, bu yüzden ağaç gövdesinin büyük kısmı odundur. İlkbaharda kambiyum etkin çalışır ve iri, ince duvarlı borular oluşur; ilkbahar odunu açık renkli ve gevşektir. Yaz sonu ve sonbaharda hücreler küçük ve kalın duvarlıdır; sonbahar odunu koyu ve sıkıdır. Kışın kambiyum dinlenir. Bir yılın sonbahar odunuyla sonraki yılın ilkbahar odunu arasındaki keskin sınır bir yıllık halkayı ayırır. Halkaların sayısı gövdenin o yerdeki yaşını, genişlikleri ise yılların elverişli mi kurak mı geçtiğini gösterir.
- nkesitteki yıllık halka sayısı
Bir açık (ilkbahar) ve bir koyu (sonbahar) şerit birlikte bir yıldır. Kütükte sayılan yaş yaklaşık olarak ağacın yaşıdır; daha yukarıdaki kesitte halka daha azdır.
- nhalka sayısı (kesim yılının halkası dâhil)
+1, hem ilk yılın hem de kesim yılının halkası sayıldığı içindir (ağaç sonbaharda, halka tamamlandıktan sonra kesilmiştir).
1) Bir kütükte 36 yıllık halka sayıldı. Ağaç kaç yaşındaydı?
2) Bir ağaç 2026 sonbaharında kesildi, kütüğünde 18 halka var. Ağaç hangi yıl çimlendi?
3) Gövdenin dibinde 25, bir dalın dibinde ise 9 halka sayıldı. Dal, ağacın hayatının kaçıncı yılında oluştu?
Çözümü gösterÇözümü gizle
2) İlk yıl = 2026 − 18 + 1 = 2009. Kontrol: 2009, 2010, …, 2026 toplam 18 yıldır.
3) Dalın halkaları gövdenin son 9 yılına karşılık gelir: 17., 18., …, 25. yıllar. Demek ki dal ağacın hayatının 17. yılında oluşmuştur (25 − 9 + 1 = 17). “25 − 9 = 16” cevabı +1 unutulunca çıkar.
1) Bir ağaç 10 yaşındayken gövdesine yerden 1,5 m yükseklikte bir çivi çakıldı. 20 yıl sonra çivi hangi yükseklikte olur?
2) Bir bahçıvan elma dalından 2 cm genişliğinde halka biçiminde kabuğu (soymukla birlikte) kesip aldı. Birkaç hafta sonra kesiğin üstünde bir kalınlaşma oluştu, yapraklar ise solmadı. Bu nasıl açıklanır?
Çözümü gösterÇözümü gizle
2) Organik maddeler yapraklardan soymukla akar; soymuk kesildiği için kesiğin üstünde birikir ve orada kalınlaşma oluşur. Su ve mineraller ise zarar görmemiş odunla yükselir, bu yüzden yapraklar solmaz. Kesiğin altına organik madde gitmez. Böyle bir halka gövdede kesilirse kökler aç kalır ve ağaç yavaş yavaş kurur; kışın tavşanlar kabuğu halka biçiminde kemirdiğinde de bu olur.
Yaprağın dış yapısı
Yaprak sürgünün yan organıdır; başlıca görevleri fotosentez, gaz alışverişi ve suyun buharlaştırılmasıdır. Yaprak yassı yaprak ayasından, onu gövdeye bağlayan yaprak sapından ve yaprak tabanından oluşur; bazı bitkilerde tabanda bir çift kulakçık bulunur (bezelye, gül). Sapı olmayan yapraklara oturan (sapsız) yaprak denir (lale, keten); tahıllarda yaprak tabanı gövdeyi boru gibi saran yaprak kınına dönüşmüştür.
| Özellik | Tip | Örnekler |
|---|---|---|
| Aya sayısı | Basit yaprak — sapta tek aya | Elma, ıhlamur, akçaağaç, huş |
| Üçlü bileşik | Üçgül (yonca), çilek | |
| El biçimli bileşik | At kestanesi, acı bakla | |
| Tek tüysü bileşik (uçta tek yaprakçık) | Ceviz, kuşburnu | |
| Çift tüysü bileşik | Bezelye (uçtaki yaprakçıkları sülüğe dönüşmüştür) | |
| Damarlanma | Ağsı: tüysü ya da el biçimli | Çift çenekliler: elma, meşe; akçaağaç, asma |
| Paralel | Tek çenekliler: buğday, mısır, arpa | |
| Yay biçimli (kavisli) | Tek çenekliler: inci çiçeği; istisna: çift çenekli sinirotu |
Bir yaprağın ortak sapında 3 çift yaprakçık ve uçta 1 tek yaprakçık var; yaprakçıkların damarlanması ağsıdır. Koltuk tomurcuğu yalnızca ortak sapın dibinde görülüyor.
a) Bu basit mi, bileşik yaprak mı?
b) Hangi tiptedir ve kaç yaprakçığı vardır?
c) Bitki hangi sınıfa ait olabilir?
Çözümü gösterÇözümü gizle
b) Yaprakçıklar sap boyunca çift çift dizilmiş, uçta bir tek yaprakçık var → tek tüysü bileşik, 3 · 2 + 1 = 7 yaprakçık (örneğin ceviz).
c) Ağsı damarlanma çift çeneklilere özgüdür → Çift çenekliler sınıfı.
Yaprağın iç yapısı, stomalar ve solunum
- Üst epidermis — saydam, sıkı dizilmiş hücreler; üzerinde mumsu kütikula vardır, ışığı geçirir ve su kaybını azaltır. Kara bitkilerinin çoğunda burada stoma az olur ya da hiç olmaz.
- Palizat parankiması — üst epidermisin altında 1–2 sıra uzun hücre; kloroplast bakımından en zengin kattır, fotosentezin çoğu burada olur.
- Sünger parankiması — yuvarlak, gevşek dizilmiş hücreler; aralarındaki büyük hava boşlukları gaz alışverişine ve buharlaşmaya hizmet eder.
- Damarlar — iletim demetleri: üst tarafta ksilem (su getirir), alt tarafta floem (şekeri götürür); çevrelerindeki destek lifleri yaprağı gergin tutar.
- Alt epidermis — stomaların çoğu buradadır.
Epidermiste fasulye biçimli iki bekçi hücresi arasındaki aralık; gaz alışverişi ve suyun buharlaşması esas olarak buradan olur. Diğer epidermis hücrelerinden farklı olarak bekçi hücrelerinde kloroplast vardır. Işıkta ve yeterli su varken turgorları artar ve aralık açılır; su azalınca turgor düşer ve stoma kapanır.
Leyla bir yaprağın alt epidermisinden preparat hazırladı. Mikroskobun görüş alanı 0,2 mm²’dir ve orada 50 stoma sayıldı. Yaprak ayasının alt yüzeyinin alanı 40 cm²’dir.
a) 1 mm²’de kaç stoma vardır?
b) Yaprağın alt yüzeyinde yaklaşık kaç stoma vardır?
c) Bu stomalarda toplam kaç bekçi hücresi vardır?
Çözümü gösterÇözümü gizle
b) 1 cm² = 100 mm² olduğundan 40 cm² = 4000 mm². 250 × 4000 = 1.000.000 stoma.
c) Her stomada 2 bekçi hücresi vardır: 2 × 1.000.000 = 2.000.000.
Yaprağın bütün canlı hücreleri gece gündüz solunum yapar: oksijen stomalardan girer, karbon dioksit çıkar. Işıkta ise fotosentez solunumdan hızlı gider ve yaprak aldığından fazla oksijen verir (deneyler “Bitkiler ve fotosentez” dersinde). Fotosentezin önemi çok büyüktür: Dünya’daki canlıların neredeyse tamamı için organik madde ve enerji kaynağıdır, atmosferi oksijenle zenginleştirir; oksijenden de Dünya’yı morötesi ışınlardan koruyan ozon tabakası oluşur. Taş kömürü, eski bitkilerin fotosentezle biriktirdiği enerjinin deposudur. Rus bilim insanı K. A. Timiryazev yeşil bitkilerin bu işine kozmik rol demiştir: bitki Güneş ışığının enerjisini yakalayıp Dünya’daki yaşama aktarır.
Terleme, yaprak dökümü ve mevsimsel değişimler
Terleme (transpirasyon), bitkinin toprak üstü kısımlarından, çoğunlukla stomalardan suyun buharlaşmasıdır; küçük bir kısmı kütikuladan buharlaşır. Üç yararı vardır: sıcakta yaprağı serinletir, kökten yaprağa kesintisiz bir su akışı sağlar (yukarıdaki “pompa”) ve suda çözünmüş mineralleri yukarı taşır. Işık, sıcaklık ve rüzgâr terlemeyi artırır, nemli hava ise azaltır. Kurak yerlerin bitkileri daha az su kaybedecek biçimde uyum sağlamıştır: kalın kütikula, tüyler, az sayıda ya da çukura gömülü stomalar, küçük iğne biçimli yapraklar ya da kaktüslerdeki gibi dikene dönüşmüş yapraklar.
Aynı büyüklükte iki dal, su dolu iki aynı dereceli silindire kondu ve suyun üstüne ince bir yağ tabakası döküldü. A dalının yaprakları bırakıldı, B dalının yaprakları koparıldı. Bir gün sonra A’da su 12 ml, B’de ise 1 ml azaldı.
a) Suyun üstüne neden yağ döküldü?
b) B dalı ne işe yarar?
c) A dalının kaybettiği suyun yaklaşık yüzde kaçı yapraklardan kaybedilmiştir?
Çözümü gösterÇözümü gizle
b) B dalı karşılaştırma içindir: iki dal yalnızca yaprak olup olmamasıyla farklıdır, bu yüzden fark tam olarak yaprakların buharlaştırdığı suyu gösterir.
c) Yapraklardan: 12 − 1 = 11 ml. Payı: 11 ÷ 12 × %100 ≈ %92. Demek ki suyun büyük kısmını yapraklar buharlaştırır.
Sonbaharda odunsu bitkiler yaprak dökümüne hazırlanır. Yaprakta klorofil parçalanır ve o zamana kadar görünmeyen sarı-turuncu karotenoitler ortaya çıkar; bazı bitkilerde (akçaağaç, asma) hücre öz suyunda kırmızı pigmentler oluşur. Yaprak sapının dibinde mantara benzeyen hücrelerden bir ayırma tabakası oluşur, yaprak hafif bir rüzgârla kopar ve dalda bir yaprak izi kalır. Yaprak dökümü, köklerin soğuk topraktan neredeyse hiç su alamadığı kışın su kaybını durdurur, dalların kar yükü altında kırılmasını önler ve bitkiyi yapraklarda biriken gereksiz maddelerden kurtarır. Her dem yeşil bitkiler (çam, servi, şimşir) yapraklarını bir anda değil, birkaç yılda bir yavaş yavaş değiştirir. Kışın ağaç dinlenme dönemindedir; ilkbaharda özsu hareketi başlar ve tomurcuklar açılır.
Önemli noktalar
- Sürgün = gövde + yapraklar + tomurcuklar; boğum, boğum arası ve yaprak koltuğu onun temel yerleridir.
- Tomurcuk embriyonik sürgündür: uç, koltuk ve ek tomurcuk; vejetatif ve generatif; dizilişi yapraklarınki gibidir: almaşık, karşılıklı, halkasal.
- Gövde kesiti dıştan içe: mantar → soymuk → kambiyum → odun → öz; kambiyum enine büyümeyi sağlar.
- Yaş = halka sayısı; ilk yıl = kesim yılı − n + 1; tek çeneklilerde kambiyum ve yıllık halka yoktur.
- Yapraklar basit ya da bileşiktir; ağsı damarlanma çift, paralel ve yay biçimli damarlanma tek çeneklilere özgüdür; stomalar çoğunlukla alt epidermistedir.
- Terleme yaprağı serinletir ve suyu yukarı çeker; yaprak dökümü kışın su kaybını durdurur ve dalları kar yükünden korur.
Kendini test et
12 soru. Her doğru cevap XP kazandırır.